Merhaba www.Mobil Porno Hikayeleri seks okurları.Ankaranın şirin bir kazasında yaşayan 52 yaşında seyahatı, gezmeyi, iyi giyinmeyi kısacası sekse büluğ çağımdan bu yaşıma kadar düşkün olan ve her türlü fantaziye açık ölünceye kadarda devam edeceğime inandığım için size iki sene önce gerçek olan bakire kısrağımla yaşamış olduğum dopdolu 3 ayı paylaşmak istiyorum.Bir kamu kuruluşunda çalışan birisi olduğum için hafta sonlarını iple çekerdim, çünkü o tatlı kısrağım bir dakika olsun aklımdan ve dahi rüyalarımdan çıkmaz olmuştu.Gelelim hikayemize, oturmuş olduğum Ankaranın o şirin kazasının 10 kilometre uzağında bulunan halamların 70 dönüme yakın bir çiflikleri vardı, çifliğin içerisinde mandıra, yüzme havuzu 2 katlı villa tipi ev meyve ağaçları sizin anlayacağınız yok yoktu. Çifliğin etrafı tel örgü ile çevrili idi, fakat çiflikte kimse kalmazdı hafta içinde ve hafta sonlarında sabah gidilir akşam kazaya eve dönülürdü, bende hafta sonlarını orada değerlendirirdim. sokmaya çalışırken kız götünü geri çekerek olmaz hayır demezmiBir hafta sonu yine ben çifliğe gitmiştim, halam gelini ve torunları ile birlikte çiflikte kendi işleri ile meşguldüler, bende dut ağaçlarının bol gölgesi olduğu için ağaçların dibinde masamı açtım ızgaramı yakıp bir taraftanda rakımı yudumluyorum, tabiki bu arada hamakta sallanırkende günlük gazetemide okuyordum. Çifliğin 15 metre uzağında tel örgünün hemen bitişiğinde oranın yerlisi fakir bir aile 6 çocuğu ile birlikte küçük 2 oda bir ara yerde yaz günleri hayatlarını çiftçilikle ve sebze ekip dikerek geçimlerini sağlamaktadırlar.İşte bu ailenin kızı yaz günü olduğu için oradalar,kumral uzun boylu 90 60 90 ölçülerinde lastik gibi sanki, atın yavrusu dişi kısrak gibi bir aşağı bir yukarı sık gelip geçmeye başladı, gelip geçerkende arada bir koşuyor, üzerinde bir blüz altındada topuklarına kadar uzanan bir eteği vardı, koşarken o memeleri adeta gel beni somur, em, yala yut dercesine hop aşağı hop yukarı zıplıyorlardı. Tabiki bu gidip gelmelerde de bana kaçamak bakışlarve gülücükler atmayıda ihmal etmiyordu.Tabiki cesaret edemiyordum, bir saat kadar sonra alkolünde bana vermiş olduğu cesaretten olacakki gene gelip geçmeler devam ediyor tabiki tam bana bakarken elimle gel işareti yaptım. onların içme suyu olmadığı için sularını halamların çiflikten doldururlardı, baktım bir 15 dakika sonra kız elinde iki bidonla su almaya geliyor. Tabiki mecburen su almak için benim yanımdan geçmek mecburiyetinde, geçerken meraba dedi acaba biraz su alabilirmiyim bende tabi neden olmasın, alabilirsin dedim, hemen akabinde hoş geldiniz demeyide unutmadım, hoş bulduk dedi ve ben hemen buyur ettim bir şeyler yemesi için teklif ettim o da bana sağol teşekkür ederim yemeyeceğim ben suyu alıp gideyim şimdi annem merak eder dedi, ben bu arada ha özür dilerim kızın adını söylemeyi unuttum adı leyla. Tam bu arada gitmek üzereydi Leyla dedim durdu çok güzelsin maşallah mankenler gibisin seninle görüşebilirmiyiz deyince yarın saat 9 da annemler ve babamlar aşağıki tarlaya gidecekler evde ben kalacağım yarın buluşalım dedi ve ben elimle yanağından bir buse aldım kız yanımdan gülerek ayrıldı.Ertesi günü saat 9 gelmek bilmiyordu sanki bir yıl vardı. Bu sefer çifliğe yanlız sabah saat 7 de gittim, sessizce arabamı zula bir yere park edip kızın ailesinin evden gidip gitmediğini görmek istiyordum. Çünkü bir yakalanırsak Allah muhafaza demezlermi çocuğun yaşındaki kızı baştan çıkarmağa demezlermi, onları boş ver ben aileme çocuklarıma ne cevap veririm.Onun için ailesini takibe aldım, saat sekize yakın bütün aile evden çıktılar ve gittiler. Fakat bu arada Leylayı göremiyordum, neyseki bir 5 dakika sonra evin önünde gördüm hafif bir ıslık çalıp geldiğimi gördü hemen eli ile işaret verip geliyorum dedi. Ben hemen mandıraya yöneldim çünkü mandıra boştu, mandıranın iki kapısı vardı, kapının bir tanesi içeriden sürgülü diğeri dışarıdan asma kilit ile kilitli, kiliti açtım içeriden sürgülü olan kapıyı açıp tekrar diğer kapıyı dışarıdan kilitle kilitledim, çünkü halamlardan gelen olurda yakalanırım korkusu vardı, onun için kendimi sağlama almalıydım.Kız bu arada geldi hoş geldin muhabbetlerinden sonra gel Leyla gelen giden olurda yakalanırsak çok kötü olacağını sende biliyorsun dedim ve beraberce o açmış olduğum mandıranın kapısından içeri girdik ve kapıyı arkasından sürgüledik. Biraz hoş muhabbetten sonra ben kızı duvara yasladım iki elimle saçlarını düzelterek dudağına hafif bir öpücük kondurdum, tabiki bu arada kızda bende tirtir titremeye başladık nasıl titremeyim, 50 yaşına girmiş bir insan olarak bu yaşta ellerimin arasında sessizce benim ne yapacağımı henüz bilmeyen bir kısrak, davetkar ve masumane bakışlarla benim ne yapacağımı beklerken, ben yavaşça ellerimle blüzünü yukarı doğru sıyırdım ki ne sıyırayım gözlerim fal taşı gibi açıldı. Gözlerimin önünde vaşikton portakalından biraz daha büyük uçları gök yüzünü delecekmişcesine saddamın petriyot füzeleri gibi memeleri görünce dayanamayıp bir elimle memenin birini hafif hafif yoğururken diğer elimide amına eteğinin üzerinden okşamaya başladım.Bu arada memelerini yalıyorum, emiyorum bir taraftanda tir tir titriyordum. Kız bu ara biraz rahatlamış olacak ki demezmi bana niye titriyorsun diye, bende senin gibi süper bir bakire ile elli yaşımda sevişeceğim hiç aklıma gelmezdi onun sevinci ve mutluluğu ile ne yapabilirim elimde değilki titrememek diye iltifatlar yaparken kızda bu arada tahrik olmaya başlamıştı. Ben biraz daha ileri giderek kızın dudağına yumulup, elimi eteğinin altına soktuğumda kızın kilotunun ıslanmış olduğunu anladım. Elimle kilotun üzerinden amını okşarken diğer elimlede memelerini yoğuruyor dudaklarını adeta vantuz gibi emiyordum, kızın amında olan elim kilotun üstünden adeta ıslanmıştı belli ki iki üç sefer tahrik olmuştu çünkü çok utanıyordu ilk defa oluyor sadece sizinle dedi onun için ses çıkartamıyordu. Ben bu arada dahada ileri giderek elimi kilotun içine sokmaya çalışırken kız götünü geri çekerek olmaz hayır daha sonra yaparız deyince, bende fazla üzerine gitmeyeyim şimdi ürkütürsek bir daha elimize geçiremeyiz diye tamam dedim ve eteğin altından iki elimle kalçalarını yoğurmaya başlarken bir taraftanda memeleri, dudaklarını, boynunu, kulak meme uçlarını hafif hafif geziyordum.Bu arada benim küçük Şahin kazık gibi olmuştu adeta pantalonumu yırtarcasına dışarı çıkmak ve görevini yapmak istiyordu. İki elimle kalçalarından tutup benim şahine doğru bastırıyordum, bir iki bastırmamla benim şahin bir volkan patlaması gibi boşalmaya başladı. İkinci hazırlığı yapmaya başlıyacağımız sırada kız epey vakit oldu diyerek gideceğini söyledi, tabiki onu bir daha ele geçiremem diyerek gitmesine izin verdim, dışarısını kontrol ederek kızı gönderdim. Devamını okumak istiyorsanız bir dahaki sefere buluşmak dileğiyle hoşça kalın. Sizlere daha çok gerçek olan anıları yazacağım

İsmim Gaye. 33 yaşında bekar uzun boylu ve seksi bir bayanım. Rahat giyinmeyi ve o anın zevkini çıkartarak yaşamayı çok severim. Kimin benim hakım da ne düşündüğü inanın hiç umurumda olamaz. Ben hayattan zevk almayı seven seksi bir kadınım.
Özel bir giyim mağazasında çalışıyorum. Akşam iş çıkışı otobüse binip evime gidecektim. Otobüs çok kalabalıktı ve ön kapıdan binmek imkansızdı. Ben de akbili önden uzattım okuduktan sonra soför arka kapıyı açtı ve arka kapıdan otobüse bine bildim. Otobüs çok kalabalık ve herkes birbirinin üstüne çıkmış bir vaziyette yola devam ettik. Üzerimde dar bir kot ve dar bir gömlek vardı. Biraz daha ilerledikten sonra aynı apartmanda oturan Sedat yine aynı şekilde ön kapıdan binememiş arka kapıdan binmişti. Merhabalaştık ve birbirimize yapışık bir şekilde muhabbet ederek yola devam ettik. Bir sonraki durakta yolcu ineceği için ben ve Sedat indik yolcu indikten sonra tekrar geri otobüse bindik. Arkamda erkekler vardı ve bana resmen sürtünüyorlardı. Sedat bunu fark edince yer değiştirdik ve arkama Sedat geçti. Sedat’ın nefes alış verişlerini ensem de hissedebiliyordum.
Ve bu beni çok tahrik etmişti. Ne yalan söyleyeyim amım sulanmıştı bile. Biraz daha ilerledikten sonra kalçamda Sedat’ın koca sikini fark ettim. Otobüsün her dur kalkmasında Sedat bana iyice yaslanıyor ve sikini bana dayıyordu. O anda Sedat’ın sikini içime almaya karar verdim. Mahalledeki durak geldi ve Sedat ile beraber inip yürümeye devam ettik. Sedat arada bir kalkmış sikini çaktırmadan yerine yerleştirmeye çalışıyordu ama nafile siki kalkmış kolay kolayda ineceğe benzemiyordu. Beraber muhabbet ederek apartmanın kapısına geldik. Aparmanın dar bir asansörü var. Eski bir asansör ve sürekli arızalanıyor. Asansöre bindik ben üçüncü katta Sedat ise beşinci katta oturuyor. Asansör daha birinci katı geçti ve birinci kat ile ikinci kat arasında durdu. Ortalık bir anda karardı ve Sedat ile karanlıkta asansörde mahsur kaldık. Sedat telefonu çıkartıp yöneticiyi aramak istedi ama telefon asansör tam ortada kaldığından çekmiyordu. Benim ise şarjım bitmişti. Mecbur birilerinin gelip bizi fark etmelerini ve yöneticiyi çağırıp bizi kurtarmalarını bekleyecektik. Sedat telefonunun ışığını açtı ve muhabbet etmeye başladık. Bir birimizin kalp atışlarını bile hissedebiliyorduk. Çok sürmedi ve Sedat’ında şarjı bitti. Tamamen karanlık içinde kalmıştık. Ayakkabılarımı çıkartıp karanlığın içinde oturduk ve muhabbete devam ettik. Kalp atışlarımız daha da artıyordu. Otobüs yolculuğu konusu açıldı ve otobüste bana sürtünmek zorunda kaldığı için üzgün olduğunu söyledi. Bende önemli değil yapacak başka bir şey yoktu. Başkası sürteceğine sen sürtün dedim.
Bu anı hiç unutmayacağını söyleyince gel bir çılgınlık yapalım dedim. Ve elimle yüzünü bulup karanlıkta öpüşmeye başladık. Etraf zifiri karanlık bir öpüşüyoruz. Sedat’ın istediği buydu zaten. Birden beni ayağa kaldırdı arkama geçip beni asansörde domaltıp pantolonumu indirdi ve sikini amıma sürtmeye başladı. Zaman yok güzelim her ana bizi bulabilirler deyip. Koca sikini sonuna kadar amıma kökledi. Çok büyük bir siki vardı. Ve canım çok acımıştı. Hiç durmadan asansörün içinde karanlıkta beni sikmeye başladı. Her ikimizde büyük bir zevk alıyorduk. Koca yarağı içimdeydi ve canım acıyordu. Ama bir yandan ayaklarım yerden kesilmiş gibi hissediyordum. Her ikimizde aynı anda büyük bir çığlık atarak boşaldık ve amın döl yuvasına dönmüş ve caşıyordu.
Sedat durmak nedir bilmiyor ve sikmeye devam etmek istiyordu ki birden asansörün lambası yandı ve asansör çalışmaya başladı. Hemen pantolonlarımızı giyindik ve kimseye yakalanmadan asansörden çıktık. Ve evlerime gittik. Artık Sedat ile sürekli bir otel odasına gidip gözlerimizi bağlıyor ve sanki asansörde karanlığın içinde mahsur kalmışcasına sikişiyoruz.